Fitne Devri Çocuklarıyız Biz
Gündem Son Sayımız Yazarlar

Fitne Devri Çocuklarıyız Biz

Önce ‘Askeri Müdahaleye Hayır’ diyenler, sonra ‘Sokaklara Çıkıp, Kobane’ye Müdahale Edin’ demeye başladılar. Üstelik bunu söylerken esnafın malına zarar verdiler, atm’leri kırıp döktüler ve en önemlisi Müslümanları katlettiler(!) Hangi aklın ürünüdür bu tutarsızlık? Bir halkın hakkını savunma bahanesiyle başka bir halkın hakkını yemek, ikiyüzlülükten başka bir şey değildir. Bu olaylarda katledilenler sadece ağzı bayat vaatlerle dolu bazı parti liderlerinden başka hiç kimseyi sevindirmedi.

kobani-eylemleri

 

Bu ve buna benzer olaylarda Doğu ve Güney’de yaşayan Kürt halkına hesap sormak yerine, ‘’acaba suç bizde miydi?’’ sorusunu kendimize sorarak olaylara yaklaşmamız gerektiği kanaatindeyim. Yakın zamanda Kobane eylemleri sırasında Doğu ve Güney’de yapılan katliamlar, yağmalamalar ve en önemlisi bölgedeki Müslümanlara karşı açılan savaş, bizleri bu eylemleri yapan bölge halkının yönlendirildiği kanıtını ortaya koymaktadır. Bu tıpkı ölünün, ölü yıkayıcısına teslimiyeti gibidir. Ne yazık ki PKK’ya gitmekten başka yol bırakmadık Kürt halkına. Şimdi PKK’dan başka alternatifi olmayan bölge halkına kızacağımıza, onları PKK’nın koynuna bıraktığımız için kendimize kızmamız yerinde bir davranış olmaz mı? PKK dağ şenlikleri adı altında şehir yapılanmasının militanlarını, büyük kentlerdeki eylemlere hazırladı. X adında bir vatandaşla konuştuğumda PKK’nın kendisini ve ailesini şenliklere davet ettiğini söyledi. PKK muhtarları kaçırıp tehditle görevlerinden istifa ettirmeye başladı ki bunu başardı da. Yakın zamanda yapılan CB seçimlerinde sandıkta AKP’ye 15 oy çıktığı için bir köy muhtarı dağda kurulan mahkemede ifade vermek için kaçırıldı. Acaba hükümet ‘’Barış Süreci’’ zarar görmesin diye Müslüman Kürtleri gözden mi çıkardı?

Nasıl ki denize düşen yılana sarılırsa, terk edilen Kürt halkı da PKK’ya sarıldı. Çünkü PKK kucak açtı kendilerine. Çünkü Türkiye’deki Müslümanların sahip çıkmadığı Kürtlere, PKK sahip çıktı. Yine Doğu ve Güney’de PKK, gençleri il ve ilçe meclislerinde söz sahibi yaptı. Tabiri caizse, gençleri pohpohladı. Yıllarca Batı’da milliyetçi düşüncelerin tacizlerine uğrayan Kürt gençlerine şu an kimsenin kızmaya hakkı yok(!) Elbette kızılacak bazı durumlar vardır. Ama genelleme yaparak kızmak çok yanlış olur.

Fitne devrinin çocuklarıyız biz. Evet, gençler üzerinden büyük projeleri hayata geçirmek isteyenlere, uygun ortamı bizler hazırladık. Şu bir gerçektir ki, bu işin başındakilerin Kürt halkının hakları hakkında en ufak bir endişesi yoktur. Eğer endişeleri olmuş olsaydı,  kendi çocuklarını da eylemlerde, sokaklarda, karakollarda ve dağlarda görürdünüz. Şimdiye kadar öldürülenlerin arasında hiç birinin oğlunun veya kızının adı zikredilmemiştir. Çünkü Kürt gençleri sokaklarda eylemler yaparak onlara hizmet ederken, kendi oğulları ve kızları yurtdışında özel kolejlerde eğitim görmektedir. Ne yazık ki bunu şimdiye kadar hiçbir Kürt genci de dile getirmemiştir. Neden bir Kürt genci şu soruyu sormadı kendisine?

‘’Bizler sokaklarda ölümü göze alırken, neden hakkımızı savunduklarını iddia edenlerin aile fertleri bu sokaklarda değil?’’

“Neden şimdiye kadar hiçbirinin oğlu/kızı dağlarda çatışmalarda öldürülmedi?”

Köle yaşantısı dediğimizde, hepimizin aklına aşağı yukarı bazı ortak düşünceler gelir. Köle yaşantısına baktığımızda ise köleler efendilerine asla karşı gelmez. Kölelerin düşünme, itiraz etme, itaatsizlik vb. eylemleri yapma hakları yok. Hatta kölelerin evlenme, aile kurma hakları da yok. Şimdi gençlerimizi köleleştiren PKK’ya ve benzeri yapılanmalara kızmak yerine hala gençler üzerinden siyaset yapılmaktayız. Gerek hükümet, gerek olayları TV kanallarında izleyip yorumlayanlara sesleniyorum: PKK emeğinin karşılığını aldı. Ne ektiyse onu biçti. Fırsatları değerlendirdi. Ve “Türkiye Türklerindir” zihniyeti, ötekileştirdiği Kürt halkını ateşe attı. Ateşe atmalarına rağmen, şimdi neden ortalık yanıyor diye öfkeleniyorlar!

Allah (cc) kullarını Kürdistan kurdukları için direkt cennetine koymayacaktır. Veya Kürdistan’ın kurulmasına engel olanlara cennetten saraylar vermeyecek… Allah (cc) her şeyden önce bizlere verdiği ömrü nerede, nasıl ve ne amaçla harcadığımızın hesabını soracak. Bu yüzden henüz geç olmadan, henüz PKK bütün gençlerimizi projelerine kurban etmeden harekete geçmeli Müslümanlar… İslami cemiyetler zulüm sadece Ortadoğu’da olduğu zaman mı eylemler yapacak? Bugün Suriye için eylemler düzenlediğimizde Suriye’dekilerin sadece mazlum olması yeterli diyebiliyorsak, aynı hassasiyeti Doğu ve Güney bölgelerimizde de gösterebiliriz. Ki göstermiş olsaydık, bugün Doğu’da ve Güney’de terör olmazdı. Neden doğuda herhangi bir il terör yüzünden gündem oluyor? Oysa bugün aynı il, ilim merkezi olarak da dünyanın gündeminde olabilirdi… Herkes bu soruyu kendi vicdanına sorsun ve bu sorunun hesabını Allah (cc)’ye vermeye hazırlansın.

Son olarak; ne Kürdistan, ne Türkistan, ne Lazistan, ne Arabistan sadece Müslüman’ca bir yaşam ve bu yaşamı yaşatma gayreti…

Selam ve dua ile…

 

GRUBA KATIL