Ana Sayfa Hakkımızda Forum Dosyalar Foto Galeri Mesaj Panosu İletişim
Üye Girişi
Genç Birikim
 
 134. Sayı
 Son Sayı
 Yazarlar
 İktibaslar
 Videolar (8)
 Arşiv
 Linkler
Linkler
 
 ummetiz.biz
 vakit
 ilkav
 haksöz
 özgünduruş
 medeniyet
 radyodenge
 zeynepder
 muttaki
 haber7
Site Haritası
İSMAİL CEYLAN / TALİBAN İÇİN DÖNÜM NOKTASI

Afganistan’daki direnişçileri iş ve para vaadiyle savaştan vazgeçirme politikası işe yaramayacağa benziyor.

Pakistan’ın Quetta şehri yakınlarındaki bir medresedeyiz. Duvarları çamurdan yapılmış ve ısıtma sistemi olmayan bir odada (muhtemelen yatakhane) 4 öğrenci, sınırın öteki tarafındaki savaş ve ABD’nin Taliban üyelerine para ve iş sağlayarak onları amaçlarından vazgeçirme planı hakkında konuşuyorlar.

Kandahar bölgesinden olan 21 yaşındaki Taliban savaşçısı Muhammed Salim Akhund bu planın tutmayacağını ifade ederek “Kardeşlerimden biri ve 10 yakın akrabam cihadda şehit oldu, para için teslim olmak veya düşmana herhangi bir taviz vermek şehidlerimize karşı bir onursuzluktur” diyor.

Muhammed’in sınıf arkadaşı Cemaleddin ise “Eğer kendinizi cihada adamışsanız dağlar kadar para teklif edilse de vazgeçmezsiniz. Yaşlı ve hasta bir adam gibi evde battaniye altında ölmek yerine cihad ederek ölmek istiyorum” diyor. Cemaleddin 18 yaşında ve 4 öğrenci arasında sadece o Afganistan’da savaşmamış. Yaklaşık 2 ay sonra dini eğitimi tamamlanacak ve sonrasında o da savaşa katılmayı umuyor.

Bazı batılı yetkililere göre Afganistan’daki savaş hemen hemen sona erdi. ABD’li generaller, 30.000 kişilik ekstra asker gücü, Londra’daki konferansta kararlaştırılan ve Taliban’dan ayrılmak isteyenlerin sivil hayata geçişi için sağlanacak 500 milyon dolarlık fona büyük ümitler bağlamış durumdalar. Özel delege Richard Holbrooke ve diğer ABD’li kıdemli yetkililere göre Afganistan’daki direnişçilerin %70’i para veya yerel maddi amaçlar için savaşmaktadırlar. Dolayısıyla dini amaçla savaşan direnişçilerden ayrılmaları kolay olabilir. Bu noktada, direnişçiler bölünürse, bölünmüş gruplardan bir çoğunun Afgan Başkanı Hamid Karzai ile barış masasına oturabileceğini, böylece Taliban Lideri Molla Muhammed Ömer gibi “uzlaşılamaz” kişilerin dışlanıp zayıflatılacağı düşünülmektedir.

Pakistan hükümeti ise böyle bir plan için yardıma hazır olduğunu söylüyor. Karzai ise, güç dağılımını yeniden düzenlemek için Loya Jirga (Taliban dâhil, Afganistan’daki tüm grup liderlerinin çağrıldığı büyük konsey toplantısı) çağrısı yapıyor.

Tüm söylenenler kulağa hoş  geliyor ta ki direnişçilerin kendileri ile konuşana kadar. Son bir kaç haftadır Newsweek, düzinelerce Taliban komutanı ve askerleriyle görüştü. Bu görüşülenlerden hiç birisi, para veya güç dağılımından pay alma gibi bir eğilim göstermedi. İstilacıları Afganistan’dan çıkarıp, Molla Ömer’in başkanlığında İslami bir yönetim kurmak ve Taliban’ın İslam anlayışını bölgede tekrar empoze etmek gibi bir kutsal görevleri olduğunu ısrarla belirttiler. Daha önce batılı medyaya hiç konuşmamış olan üst düzey bir Taliban yöneticisi ise (adını vermek istemedi) “Bu direnişin para, toprak, koltuk için değil İslam, ideoloji ve cihad için yapıldığını birkaç ay içinde kanıtlayacağız. Direnişçilerin %70’inin para için savaştığını ve satın alınabileceğini iddia ediyorsunuz, bu oran %5 bile çıksa şanslı sayılırsınız” diyor.

Dini amacı bir yana bırakırsak, direnişçileri motive eden bir diğer ciddi neden ise intikam hırsıdır. Hemen hemen tüm Taliban savaşçıları Peştunlardan oluşuyor. Peştunlar geleneklerine çok bağlılar ve bu gelenekler arasında göze göz intikam önemli bir yer tutuyor. Newsweek’e konuşan Taliban savaşçılarının tamamına yakını, koalisyon güçleri tarafından öldürülen, hapsedilen ve zulüm gören yakınlarının isimlerini ezbere sayıyorlar. En azından birkaçının savaşma amacı, yakınlarına zarar verenlerden intikam almak olabilir. Ayrıca, bir büyüğü (abisi, babası vb.) savaşırken öldükten sonra silahlanıp onun yerine geçen birçok sivilden gururla bahsediyorlar.

Savaşmaktan bıkmış olan bazı  savaşçılar ise silah bırakıp sivil hayata dönme konusunda pek istekli değiller. Direnişçilerden ayrılanların kendi köyleri dahil gidecek bir yeri yok. Ayrılmayı deneyenlerden öldürülenler olmuş. Direnişçilerden ayrılanların geneli Kabil gibi büyük şehirlerde başıboş dolaşıyorlar. Bir işleri ve gelecekleri yok ve hepsi savaşmayı bıraktıkları için pişmanlar. Polis, evlerini ve hareketlerini sürekli takip ediyor. Kabil’de yaşayan eski Taliban komutanları biraz daha rahat bir hayat yaşasalar da onlar da sürekli gözetim altındalar. Kapılarının önünde sürekli bir polis bekliyor ve eve gelen ziyaretçiler bu polis tarafından kayıt altına alınıp giriş için onay almak zorundalar.

Taliban üyesi olsun ya da olmasın hiç bir Peştun için başkent Kabil evde oturulacak bir yer değil. Yüzlerini örten geniş çarşaflarıyla hemen dikkatleri çeken bu insanlar polislerce düzenli olarak taciz ediliyor, bazan oradan geçenlerce hakaret ediliyor.

Kabil’deki sosyal dönüşümü kabullenmek Peştunlar için hiçte kolay olmadı. Halen sokakta burka giyen birkaç kadın var. Ama çoğunluk başörtüsü, uzun elbiseler ve pardesü giyiyor. Genç bir erkekle kadının beraber yürümesi, konuşması hatta bazen birbirlerine dokunmaları artık olağandışı bir durum değil. Bazı marketlerde bira, viski hatta domuz eti bile satılıyor.

Bütün bunlar Taliban’ın hiçbir zaman resmi olarak ele geçiremediği fakat kurtarılmış bölge saydığı  Kabil’de yaşanıyor. Molla Ömer’in rejiminin yıkılmasından sonra Kabil’in nüfusu 1,5 milyondan 4,5 milyona fırladı. Göçmenlerin yarıya yakını ise kuzey ve güneydeki savaşlardan kaçan Peştunlardan oluşuyor. Sayıları çok olmasına rağmen Peştunlar Kabil’de kullanılan konuşma ve yazı dili açısından hemen hemen yok sayılmaktadırlar. Kabil’deki resmi dil ise daha çok kuzey Afganistan’da konuşulan Dari dili. Bütün sokak ve işyeri tabelaları, yerel radyo ve TV yayınları Darice. Peştunca ise İngilizce ve Arapça gibi bir yabancı dil olarak üniversitede öğretiliyor. Başkent sokaklarındaki çoğu polis ise Taciklerden oluşuyor ve çok azı Peştunca biliyor. Taliban komutanları ise, bu çarpıklığı değiştirmeyi hedeflediklerini söylüyorlar.

Taliban, kendi çıkarlarını  destekleyen durumlarda görüşmeye açık gibi görünüyor. Fidye için kaçırılan siviller nedeniyle devletle ve ülkedeki diğer gruplarla araları açık. Afgan hükümetinin şimdiye kadar barış görüşmesi yaptığı gruplar eski direnişçileri içeriyor. Fakat bu grupların Taliban üzerinde herhangi bir otoriteleri yok. Ayrıca bu grupların ülke yönetimini ele geçirme gibi bir iddiaları da kalmamıştır, kaldı ki bunu defalarca denediler ama başarısız oldular. Mücahid gruplar, Sovyetlerle savaşılan 8 yıllık dönemde birlikte hareket etmişlerdi. Şimdilerde ise bu birlik ABD’nin ülkeden çıkarılması amacını gütmektedir. Direnişçilerin orta Afganistan bölgesel komutanı olan Molla Shabir Nasır “gücümüzün sürekli arttığı bir dönemde düşmanla görüşme yapmamız düşünülemez” diyor.

32 yaşında, uzun boylu, zayıf ve uzun sakallı olan direnişçi Assad Khan, Newsweek muhabirinin, barış görüşmeleri veya silah bırakma vb. konulardan bahsetmesine ciddi şekilde sinirleniyor ve “yüzlerce arkadaşım öldürülmüşken ve yüzlercesi de hapsedilmişken, barış görüşmeleri veya teslim olmaktan nasıl bahsedersiniz? Üzerimize yağdırılan bombaların, Kabil’in işkencelerinin, Guantanamo’daki zincirlerin veya Amerikan dolarlarının bize üstün geleceğini mi düşünüyorsunuz?” diyor.

Bu sorunun cevabı önümüzdeki birkaç ayda netleşecektir diye düşünüyoruz.




0 Yorum - Yorum Yaz
Hava Durumu

 
Haber
 

DARBE SENARYOLARI ve ENGELLENEMEYEN PKK TERÖRÜ

ALİ KAÇAR


DEMOKRASİ VE SEÇİMLER

SÜLEYMAN ASLANTAŞ


ABD-İSRAİL İLİŞKİLERİ HER ZAMANKİ GİBİ…

AMERİKANIN SESİNDEN AKTARAN: CELAL SANCAR


MÜŞRİK

ŞAHİN ÖZDAŞ


DEŞİFREDE HER SÖZ, HER BİLGİ, HER KARE ÖNEMLİDİR

NECDET YÜKSEL


GÜLE GÜLE ÜSTADIM

ERDAL BAYRAKTAR


AÇILIM BAŞARISIZLIĞA MAHKÛM(DU)! II

BÜNYAMİN ATEŞ


KURUMLARI ELE GEÇİRME

MAHMUT CELAL ÖZMEN


GAZZE'NİN KAPILARI

Dan EPHRON / Çev: İsmail CEYLAN


RAHMETLE YOLCULUK

HAYRİYE BİCAN


RAMAZAN VE RUH TERBİYESİ

KADİR SEVEN


RAMAZAN AYI ve ÇOCUKLARIMIZ

İDRİS GÖKALP


RAMAZAN ve ORUÇ İKLİMİ

FATİH PALA


HALİFE HZ. ÖMER I

NAZİFE ACISU


SANA LAYIK OLAMADIK EFENDİM

AYTEN CEYLAN


ÇOCUK EĞİTİMİ DUA İLE BAŞLAR

İSA MEMİŞOĞLU


AYET ve HADİSLER IŞIĞINDA BİLİM

KÜBRA CEYLAN


FIKH'IN BABASI EBU HANİFE

LEYLA ÖZCAN


SOSYAL AÇIDAN İNSAN

SÜMEYRA ARSLAN


MÜSLÜMAN KARDEŞLER HAREKETİNİN TÜRKİYEYE ETKİLERİ IV

ABDURRAHMAN BURSEVİ


BASINDAN SEÇMELER

AYSEL ARPACI


İNŞAAT USTASI ve MEZAR

VEYSEL ALTUNTAŞ


KİTAP TANITIMI: FİZİLÂL-İ İMAN

AYŞE MERVE ADANUR


İNCE DOKUNUŞLAR

FATİH PALA


RUKEN

AYDIN IŞIK



 
Web sağlayıcı: Yurdum Yazılım